Reklamı Kapat
Sosyal Paylaşım: Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş twitter

Dünyanın en prestijli mimarlık ödüllerinden biri olan ve üç yıl da bir verilen 11’nci Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü kazanan İpekyol Tekstil Fabrikası kapılarını basına açtı. Ödüllü mimarı Emre Arolat ile fabrikayı gezen Ayaydın Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın şeffaf fabrikanın 100 yıl sonra klasik olmasını beklediklerini söyledi.

Edirne’de iki yıl önce 16 bin metrekarelik alana kurulan İpekyol Tekstil Fabrikası şeffaf tasarımı ile mimarı Emre Arolat’a dünyanın en ünlü mimarlık ödüllerinden biri olan 11’nci Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü kazandırdı. Ödüllü Mimar Emre Arolat ve Ayaydın Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın, basın mensupları ile birlikte fabrikayı gezerek bilgi verdi.

İpekyol Tekstil Fabrikası olmakla birlikte aynı gruba ait Twist ve Machka markaları için de üretim yapan tesiste 450 kişi çalışıyor. Duvarlar yerine cam tasarımı dikkat çeken fabrika içerisinde her türlü ayrıntı düşünülmüş. İpekyol Fabrikası’nı Edirne’ye daha kaliteli üretim yapmak amacıyla açtıklarını belirten Ayaydın Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın, ilk olarak akıllarına mimar Emre Arolat’ın geldiğini söyledi. Tesisin üreticilerin isteği ile kurulduğunu kaydeden Ayaydın şunları söyledi: “İpekyol tüketicisinin daha kaliteli bir ürün istemesi üzerine bu tesisi kurma kararı aldık. Kendi aramızda konuşarak Emre Arolat’a gittik. Fabrika binası çizer mi diye merak ediyorduk. Bir kimlik istediğimiz için hemen Emre beye gittik. Emre Arolat görüşmede bize doğru yere geldiğinizden emin misiniz diye sordu ve benden hapishane istemeyeceksiniz, değil mi? diye konuştu. Bizim bu tesisteki amacımız 100 yıl sonra bu binanın klasik olması, maliyeti biz bu nedenle hiç düşünmedik. Yatırımlar geri nasıl döner diye hesaplanarak yapılır, ama biz kimlik değeri olan bir bina sahibi olduk, bu bize yeter”

“BURADA HER ŞEY ORTADA”

11’nci Ağa Han Mimarlık Ödülü’nün sahibi İpekyol Fabrikası’nın mimarı Emre Arolat ise tesisin her şeyi ortada olan bir yer olarak tanımladı ve şunları söyledi: “Bu tesis her şeyi ile net orada olan bir yer. Kavranması çok zor olan bir alan değil. Aslında bir tur attığında her şeyin ne olduğu görünüyor. Bana kafa karıştırmayan bir yer olarak geliyor. Tekstil zor bir iş, hepimizin işi çok berbat işler. İnsanlar çok çalışıyorlar, ama ürettiği şeyden keyif almak, bir şeyin işe yarar olduğunu görmek bence önemli. Kalitenin önemli bir faktör olduğunu söyledi. Tekstil sektörünün yüzde 80’ini biliyoruz ki merdiven altı fason üretimdir. İpekyol, Avrupa ve dünya standartlarında bir üretim hedeflemiş, bunun için gerekenleri yapmış. Ben bu tesislerde çok rahat ediyorum, çok mutlu oluyorum. Bu bina kadar üzerine kolay takıp, takıştırılabilecek bir alan. Burası iki yıldır çalışıyor, bu tesis ilk günkü gibi tutmak daha da önemli”

KESİNLİKLE CEZAEVİ ÇİZMEM

Gazetecilerin ‘Cezaevi projesi’ yapar mısınız sorusuna kesin olarak ‘hayır’ diyen ödüllü mimar Emre Arolat, cezaevi yerine ona benzemeyen bir fabrika yapmanın daha zevkli olduğunu belirterek “Cezaevi yapmazdım. Her şeyi yapabilirim belki ama cezaevi yapmam. Bir insanın bir tarafa kapatılmasıyla adam olacağını düşünüyorum. Eğer bunu düşünseydim yapardım. İnsanın dünya görüşüne aykırı şeyleri yapmaması lazım, benim için cezaevi benim için olabilecek en kötü proje konusudur. Kadınlarla erkeklerin ayrı yüzdüğü bir otelin projesine başladım, 3 gün sonra yapamayacağım diyerek bıraktım. Ama denedim bünyem kaldırmadı, erotik gelmedi en sonunda yapamadım. Cezaevi yapmayacağım bir proje, yapanın iyi yapmasını isterim ama cezaevi yerine cezaevine benzemeyen bir fabrika yapmak daha zevkli bir şey” diye konuştu.

Daha sonra basın mensupları ile fabrikayı gezen Ayaydın ve Arolat, şeffaf duvarlar ve fabrika tasarımı ile ilgili bilgiler verdi.

HER YER RAYLI SİSTEM

İpekyol fabrikasında kumaştan son kalite kontrole kadar tüm ürünler askılara asılıp raylı bir sistemle bir sonraki aşamaya aktarılıyor. Fabrikada ürünlerin tamamlandıktan sonra depoya yada TIR’lara bile bu sistem sayesinde askılı bir şekilde gittiğini belirten Yalçın Ayaydın, bir giysinin üretilmesinin modeline göre 50 dakika ile 120 dakika arasında değiştiğini belirtti. (Doğan Haber Ajansı)

KATEGORİ: Mimari

ÖNCEKİ KONU: »
SONRAKİ KONU: « 


Yanıt Gönder