Reklamı Kapat

Mimar Yamamoto, Uğursuz Saydığı Yaşta Veda Etti

Editör: SerMimar.Net Tarih: 21 - Aralık - 2010
Sosyal Paylaşım: Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş twitter

Mimar Yamamoto, 1986’da Türkiye’ye yerleşip önemli işler yaptı. Japon inanışına göre, 49 yaşını değil 50’sini kutlayacaktı. Ancak bir kalp kriziyle hayata veda etti

İdealist bir genç mimar, Japon inanışı, Japon Tatsuya Yamamoto, Mimar Yamamoto, Shibaura Teknik Üniversitesi, Türk ve Japon modern mimarisi

Türk ve Japon modern mimarisinin önemli isimlerinden olan Japon Tatsuya Yamamoto, henüz 49 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu önceki gün hayatını kaybetti. Oysa 49’uncu yaş gününü Japon geleneğinde uğursuz sayıldığı için kutlamamış şubat ayındaki 50’nci yaş günü için büyük bir kutlama planlamıştı. Çünkü Japon inanışına göre, 50’yi aşan 100 yaşına kadar yaşardı… Yamamoto erken gelen bu vedayla sevenlerini yasa boğarken geride yaklaşık 25 yıldır karış karış gezdiği ve “bir başka memleket” dediği Türkiye’de pek çok mimari eser ve hayranlık uyandıracak bir hayat hikâyesi bıraktı.

İPEK YOLU YOLCULUĞU
İdealist bir genç mimar olarak 1986’da Türkiye’ye geldi Yamamoto. 1961’de Japonya’da doğmuş, Tokyo’da Shibaura Teknik Üniversitesi’nden 1983’te lisans, 1985’te yüksek lisans derecelerini almıştı. Son durağı olan Türkiye’ye gelip yerleşmeden önce Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO görevlisi olarak dünyayı gezmiş, yok olmakta olan dünya miraslarını inceleyip röleve çalışmalarına katılmıştı. Tam 6 ay süren karayolu seyahati yapmıştı. Atina’dan başlayarak İpek Yolu üzerinden İran, Irak ve Asya’dan devam ederek Çin’e ulaşan bir rota izlemişti. Türkiye üzerinden geçerken de pek çok yer incelemişti. Belki de ilk o ziyarette düşmüştü içine Türkiye sevdası. Japonya’da ve Paris’te de yüksek lisans bitiren Yamamoto, Türk mimarisi okumak isteyince üçüncü yüksek çalışması için Türkiye’de hem öğrenci hem de öğrenci oldu. 1986’da Türkiye’ye yerleşen Yamamoto 1987-90 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi’nde, 1991-95 yılları arasında Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Türkiye’ye ilk yerleştiği yıl İstanbul’da bir arkadaş toplantısında öğretim görevlisi Doç. Dr. Gonca Telli ile tanıştı. Farklı disiplinlerde çalışan, farklı kültürlere sahip bu iki genç, kalpleri bir atmaya başlayınca 1987’de dünya evine girdi. Bu güzel evlilik şimdi 16 yaşında olan kızları Eda ile taçlandı.

ÜNÜ YAYILDI
Yamamoto 1995’te akademisyenliği bırakıp 1988’de tanıştığı ve birlikte uzun süre hocalık yaptığı Gökhan Aktan Altuğ ile İstanbul’da Tago Mimarlık’ı kurdu. Şirketin ismi ikilinin adlarının ilk hecelerinde oluşuyordu. Kader birliği yapan Altuğ ve Yamamoto kısa sürede önemli işlere imza attı. 15 yıl içinde 300’e yakın proje üreten şirketlerini 2008’de uluslararası boyuta taşıdılar ve Dubai, Bükreş, Kiev ve Japonya’da ofisler açtılar. Yamamamoto’nun imzası bulunan projelerden bazıları şunlardı: Dumankaya İKON, Incity, Natura Evleri, Beykoz İş Merkezi, Korupark Alışveriş Merkezi, Küm Evi, Ser Plaza, Celal Bayar Anıt Mezarı Yarışması Projesi, Eskişehir Adliyesi, Novus Residence.

‘ARTIK TÜRK SAYILIRIM’
Yamamoto artık Türkiye’yi vatanı gibi görüyor, verdiği röportajlarda “Artık Türk sayılırım” diyordu. Türkiye’ye yerleştiği ilk yıllarda Müslüman olan Yamamoto oruç tutar, namaz kılar ancak dinin tanrı ile kul arasında olduğuna inandığı için bu konu hakkında konuşmaktan hoşlanmazdı. Sektörde kısa zamanda aranan isim oldu.

HERKES ONU SEVERDİ
Ortağı Gökhan Aktan Altuğ’a göre bunun sırrı onun kişiliğinde yatıyordu. “Bir Türk kadar sıcakkanlı olduğu gibi Japonlara özgü iş disiplini ve çalışkanlığına sahipti. Devlet büyükleriyle de inşaattaki ustalarla da yani her düzeyde insanla kısa sürede iletişim kurar, kendini sevdirirdi” diyen Altuğ “Mimarlık 50 yaşından sonra başlar derler, o aramızdan çok erken ayrıldı” diye konuştu.

50. YAŞ HAZIRLIĞI
Altuğ, Yamamoto ile ilgili yürek burkan bir ayrıntıyı da paylaştı. Japon geleneğine göre 49 yaşın uğursuzluğuna inanan Yamamoto’nun doğum gününü kutlamadığını ancak şubat ayındaki yaş günü için heyecanlandığını belirten Altuğ “50’nci yaş günü için büyük bir kutlama planlıyordu. Çünkü 50 yaşını aşanın 100 yaşına kadar yaşayacağına inanıyordu” dedi. Altuğ, tam bir Türkiye aşığı olan Yamamoto için İstanbul’un yerinin de çok özel olduğunu söyledi. İstanbul’daki Tarihi Yarımada ve özellikle Ayasofya Yamamoto’nun sık sık dolaştığı mekanlardı. Hakkâri’den Sinop’a İzmir’den Adıyaman’a kadar dolaşmadık yer bırakmadığı Türkiye’de pek çok mimari eser yaratan Yamamoto’nun en büyük keyiflerinden biri de resim yapmaktı. Genç mimar soyut resim çalışmalarını İstanbul, Eskişehir ve Antalya’da defalarca sergiledi.

KATEGORİ: Mimari, Mimarlar

ÖNCEKİ KONU: »
SONRAKİ KONU: « 


Yanıt Gönder