Reklamı Kapat

Pakistan’ın Modern Yüzü: İslamabad

Editör: SerMimar.Net Tarih: 26 - Aralık - 2010
Sosyal Paylaşım: Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş twitter

Himalaya Dağları’nın uzantısı olan Margala Dağları’nın eteklerine inşa edilmeye başlanan ve inşası devam eden federal başkenti İslamabad, modern mimarisi, geniş ve düzenli caddeleri, yeşil alanları, kalabalıktan ve kargaşadan uzak görünümüyle diğer kentlerden farklı olarak ülkenin gelişmiş ve modern yüzünü temsil ediyor. Kentin bugün en modern yapılarından biri olan Kray Faysal Cami, Türk mimarisinin güzelliğini yansıtan bir başyapıt.

Pakistan'ın Modern Yüzü: İslamabad

PAKİSTAN’IN MODERN YÜZÜ İSLAMABAD

Bir asra yakın İngiliz sömürgesi altında kalan ve 1947 yılında bağımsızlığına kavuşan Pakistan’ın ilk başkenti olan Hint Okyanusu kıyısındaki Karaçi’nin olası savaşlarda denizden gelecek saldırılar karşısında zayıf konumda olması nedeniyle, dönemin Devlet Başkanı General Eyüp Han’ın isteği üzerine stratejik ve güvenli bir noktaya yeni bir başkentin inşa edilmesine karar verildi.

Bu amaçla 1958 yılında kurulan bir komisyon, stratejik konumu, coğrafi yapısı ve iklimi gibi kriterleri göz önüne alarak, Margala Dağları’nın etrafını çevirdiği platoya yeni başkentin inşa edilmesi yönünde tavsiyede bulundu. İslam dininin özgürce yaşandığı yer anlamına gelen “İslamabad” için açılan proje yarışmasını Yunan mimarlık firması Konstantinos Apostolos Doksiadis’in çizdiği projenin kazanmasıyla, kentin inşası 1960 yılında başladı.

Her bölgeden nüfus çekmek düşüncesiyle inşa edilen kent 5 milyon kişinin yaşamasına uygun olarak planlandı. İslamabad’da yaşam alanları ve devlet binalarının yer aldığı idari bölgelerin yanında, askeri, diplomatik, eğitim, sağlık, endüstri ve ticaret bölgeleri bulunuyor. Her bölge kendine ait sosyal alanları, alışveriş merkezleri ve parklara sahip.

Mimarisi ve planlamasıyla dünyanın örnek kentleri arasında gösterilen ve uluslararası birçok ödüle sahip olanan İslamabad, 2008 yılında Gama Dünya Kentleri arasında yer aldı.

İSLAMABAD’IN SEMBOLÜ VE ATATÜRK CADDESİ

Projesi ünlü Türk mimar Vedat Dalokay tarafından çizilen ve inşasında Türk mühendis ve işçilerin çalıştığı Kral Faysal Camisi, İslamabad’ın sembolü olarak gösteriliyor.

Margala Dağları’nın eteklerinde, İslamabad’a hakim bir tepeye inşa edilen mabet, dünyanın en büyük 6 camisinden biri. Modern İslam mimarisinin başyapıtlarından gösterilen cami, her gün binlerce yerli ve yabancı kişi tarafından ziyaret ediliyor. Dalokay’ın projesi, 17 ülkeden 43 proje arasından seçildi.

Vedat Dalokay’ın Ankara Kocatepe Camisi için çizdiği, ancak geleneksel Türk mimarisine uygun olmadığı için kabul edilmeyen proje, İslamabad için uygun görüldü ve caminin yapımına 1976 yılında başlandı. İnşaatında Türk mühendisler ve işçilerin çalıştığı cami, 1986 yılında tamamlanarak ibadete açıldı.

Maliyeti Suudi Arabistan Krallığı tarafından karşılanan cami, dünyanın en tanınmış mabetleri arasında yer alıyor. Kendine özgü ve sıra dışı mimarisiyle Bedevi çadırını andıran Kral Faysal Camisi, geniş ve aydınlık içi, köşeli hatları, süslemeleri, uzun minareleri ve sadeliğiyle çağdaş mimarinin bütün özelliklerini taşıyor.

Kapalı ve açık alanlarıyla birlikte 200 bin kişilik cami, başkent İslamabad’da bürosu bulunan ulusal ve uluslararası birçok televizyon kanalı tarafından canlı yayınlarda ve programlarda arka fon olarak tercih ediliyor.

Cami, 1977 yılından beri üç yılda bir dağıtılan ve dünyanın en saygın mimarlık ödülleri arasında kabul edilen Ağa Han Mimarlık Ödülüne de layık görülmüştü.

İslamabad’ın merkezindeki en güzel caddelerden biri “Atatürk” ismini taşıyor. Federal başkentte, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından dikilmiş, kentin en büyük parkı Fatma Cinnah’ta “Dostluk Anıtı” da bulunuyor.

İSLAMABAD, PAKİSTAN DEĞİLDİR

Pakistan’da halk arasında sıkça kullanılan “İslamabad, Pakistan değildir” sözü, başkentin ülkenin genel yapısını ve görüntüsünü yansıtmadığı düşüncesiyle söylenegelmiş doğru ve yerinde bir söz olarak değerlendiriliyor. İslamabad, düzenli yapısı, park ve bahçeleri, geniş caddeleri, kalabalık, kargaşa ve gürültüden uzak haliyle diğer kentlere fark atıyor.

Ülke ekonomisinin kalbi sayılan 20 milyon nüfuslu liman kenti Karaçi ile kültür ve sanat merkezi tarihi Lahor ve diğer metropol kentlerin aksine İslamabad’ın ekonomi, kültür ve sanat alanında önemli bir rolü bulunmuyor. İslamabad’da nüfus yoğunluğu da fazla değil. 2009 yılında yapılan sayımlara göre 850 bin kişilik nüfusuyla İslamabad, ülkenin 13. büyük kenti. Diğer kentlerden farklı olarak İslamabad’da ağırlıklı olarak Urduca ve İngilizce konuşuluyor. Pencap, Peştu ve Sind dilleri gibi yerel dillerin, diğer bölgelerden çalışmaya gelenler arasında konuşulduğu görülüyor.

Pakistan genelinde yüzde 30’lar civarında olan okuma yazma oranı İslamabad’da yüzde 90’lara yakın. Kamu ve vakıflara ait 17 üniversitenin yüksek eğitim verdiği kentte Allame İkbal Açık Üniversitesi 280 binden fazla öğrencisiyle dünyan en büyük üniversitesi olarak kabul ediliyor.

Binlerce yıllık geçmişi olan tarihi kentlerin yanında, bu yıl 50. yaşını kutlayan İslamabad, ülkenin önemli dini merkezlerine de ev sahipliği yapıyor. Doğusundaki Bar İmam köyünde 17 yüzyılda yaşamış tanınmış Sufi büyüklerinden Şah Abdüllatif’in, batısındaki Golra-i Şerif köyünde ise Çisti Tarikatının önde gelen isimlerinden Pir Meher Ali Şah’ın türbesi bulunuyor. Bu türbeler yılın her günü ülke içinden ve dışından gelen binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.

TERÖR SALDIRILARININ FİTİLİ ATEŞLENİYOR

Uluslararası toplum tarafından son yıllarda adı bombalı ve silahlı eylemlerle anılır hale gelen Pakistan’da terörist saldırılar 2008 yılından sonra ciddi artış gösterdi. 1999 yılındaki darbeyle yönetime gelen General Pervez Müşerref’in 9 yıllık iktidarının son dönemlerinde İslamabad’ın merkezinde, Taliban militanlarının toplanma yeri olan “Lal Mescit”in (Kırmızı Cami) ordunun tank, top ve ağır silahlarla kuşatılmasıyla başlayan, caminin yerle bir edilmesi ve 250’den fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylardan sonra Pakistan’da terör saldırılarının önü alınamaz oldu
İktidar ömrünü uzatmak için Müşerref’in emriyle yapılan bu baskından sonra büyük kentlerde düzenlenen bombalı ve silahlı eylemlerde 3 bin 500’den fazla kişi can verdi. Müşerref de bir yıl sonra koltuğunu bırakmak zorunda kaldı.

Pakistan’ın diğer büyük kentlerinde olduğu gibi terörist saldırılardan en çok nasibini alan kentlerden biri de başkent İslamabad oldu. Genellikle Batılılar tarafından tercih edilen Marriot oteline düzenlenen intihar saldırıda 57 kişi ölürken, Danimarka Büyükelçiliğine yapılan saldırıda da 13 kişi can verdi. 2009 yılında Uluslararası İslam Üniversitesi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Birleşmiş Milletler binası terörist saldırıların hedefi oldu.

Terörist eylemlerdeki artış ülkenin en önemli kenti İslamabad’da olağanüstü güvenlik önlemlerini beraberinde getirdi. Kamuya ait binalar, asker ve polis merkezleri ile oteller, alışveriş merkezlerinin önlerine barikatlar kuruldu, binaların duvarları yükseltildi ve tel örgülerle çevrildi. Kent merkezinde bulunan yabancı ülkelerin binaları diplomatik bölgeye taşınırken, büyükelçiliklerin bulunduğu bölge kentten tecrit edildi.

İslamabad’ın bütün giriş ve çıkışları polis ve askerler tarafından tutularak kentte giren bütün araçlar detektörlerle aranmaya başladı. Kent içindeki ana ve ara yollara kurulan kontrol noktaları ve güvenlik görevlilerinin uygulamaları kent sakinlerinin yaşam ve özgürlük alanlarını kısıtladı.

YANI BAŞINDAKİ METROPOL KENT, RAVALPİNDİ

İslamabad’ın hemen yanı başındaki dev kent Ravalpindi ise tam aksine kalabalık ve gürültülü haliyle öne çıkıyor. Cadde ve sokaklarını motorlu ve motorsuz araçlarla seyyar satıcıların doldurduğu Ravalpindi’yi İslamabad’dan sadece bir otoyol ayırıyor.

Sosyoekonomik farkın büyüklüğü, iki kent arasında psikolojik bir sınır oluşturuyor. İki kentte yaşayanlar zorunlu olmadıkça diğer kente geçmiyor. İslamabad Belediyesinin kentin düzeni ve görünümünü korumak amacıyla uzun yıllardan beri uyguladığı sert kurallar bu görünmez sınırın oluşmasında önemli paya sahip. Bu kurallar, Pakistan’da ulaşımda çok yayın olarak kullanılan “rakşa” denilen üçtekerli motorlu araçlar ile hayvanların koşulduğu arabalar ve seyyar satıcıların İslamabad’a girmesini yasaklıyor.

İslamabad’da gayrimenkul kira ve fiyatları, Ravalpindi’deki fiyatlarla kıyaslanamayacak kadar yüksek. Genel tüketim mallarının fiyatları da farklılık gösteriyor. Bu nedenle başkentte çalışan on binlerce kişi Ravalpindi’de yaşıyor. İslamabad ile kardeş şehir kabul edilen Ravalpindi, siyasi ve askeri öneme de sahip. Birçok devlet dairesi ve kamu binasının yanı sıra ordunun karargâhı ve silah sanayisi de Ravalpindi’de bulunuyor.

KATEGORİ: Mimari, Şehir

ÖNCEKİ KONU: »
SONRAKİ KONU: « 


Yanıt Gönder